Türk futbolunda hakem atamalarına duyulan güven, soruşturma dosyasına giren mesajlaşmaların ardından yeni bir sınavdan geçiyor. Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu ile Süper Lig hakemi Yasin Kol arasında geçtiği belirtilen yazışmalar, bir karşılaşmanın hakem, VAR ve AVAR kadrosunun nasıl belirlendiğine ilişkin ciddi sorular doğurdu.
Yazının içindekiler
Soruşturma kapsamında incelenen mesajlarda, belirli bir maç için görev yapacak hakemlerin isimleri üzerine karşılıklı değerlendirmeler yapıldığı görülüyor. İddialara göre Yasin Kol, kendisinin de yer aldığı bir listeyi Gündoğdu’ya göndererek son kararı kurula bırakan bir ifade kullandı. Ardından farklı hakemlerin ve video yardımcılarının uygunluğu konuşuldu.
Mesajların en çok tartışılan bölümü ise VAR ve AVAR görevlendirmeleriyle ilgili. Gündoğdu’nun, Özgür Yankaya’nın yanındaki AVAR’ın kim olması gerektiğini sorması; Kol’un da belirli bir isim önermesi, atama sürecinin bağımsız ve önceden tanımlanmış ölçütlerle yürütülüp yürütülmediği sorusunu gündeme taşıdı.
Yazışmaların 2025 yılında oynanan bir karşılaşmanın görevlendirme süreciyle bağlantılı olduğu aktarılıyor. Bazı haberlerde bu müsabakanın Birinci Lig play-off finali olduğu belirtilirken, soruşturmanın hukuki değerlendirmesi henüz tamamlanmış değil.
Normal işleyişte hakem görevlendirmelerinin performans puanları, gözlemci raporları, görev uygunluğu ve kurumsal kriterler üzerinden yapılması beklenir. Hakemlerin kendi maçlarında görev alacak ekip arkadaşlarının belirlenmesine etkide bulunması ise tarafsızlık ilkesini zedeleyebilecek bir durum olarak görülür.
Ortaya çıkan kayıtlar, yalnızca birkaç ismin konuşulmasından ibaret değil. Asıl tartışma, atama yetkisinin hangi mekanizma tarafından kullanıldığı ve bu sürecin dışarıdan denetlenip denetlenemediği noktasında yoğunlaşıyor. Kamuoyunun güveni için kararların kişisel mesajlaşmalarla değil, açık ve denetlenebilir kurallarla alınması gerekiyor.
Öte yandan suçlamaların kesinleşmiş bir mahkeme kararı anlamına gelmediği unutulmamalı. Yasin Kol’un iddiaları reddettiği, soruşturmanın da hukuki açıdan devam ettiği aktarılıyor. Bu nedenle sorumluluklar yargı süreci sonunda belirlenmeli; ancak soruşturma dosyasına giren içeriklerin kurumsal açıdan açıklanması zorunlu hale geldi.
Futbolseverler yıllardır tartışmalı kararların ardından benzer açıklamalar duyuyor. Bir kulüp hakem kararına itiraz ediyor, rakip takım bunu mazeret olarak nitelendiriyor ve gündem kısa süre içinde başka bir tartışmayla değişiyor. Bu kez ise iddialar, tribün yorumlarından veya kulis söylentilerinden farklı olarak resmi soruşturma dosyasındaki mesajlara dayanıyor.
Bu durum, taraftarların geçmişte yaşanan pek çok tartışmayı yeniden değerlendirmesine yol açtı. Özellikle hakem atamalarının önceden belirlenmiş kurallardan uzak biçimde şekillendirildiği algısı güçlenirse, sahadaki her karar daha büyük bir şüpheyle karşılanabilir.
Kriz yalnızca taraftarlarla sınırlı kalmış değil. Daha önce federasyon yönetimine destek veren bazı futbol yorumcuları ve eski yöneticiler de gelişmeler karşısında eleştirilerini artırdı. Galatasaray ile Kasımpaşa arasında oynanan karşılaşmanın son dakikalarında verilen penaltı kararı da tartışmaların sürdüğünü göstermek için örnek gösterildi.
Kulüpler, federasyondan kapsamlı ve gecikmeden yapılacak bir açıklama bekliyor. Beşiktaş Başkanı Dursun Özbek’in konuya ilişkin açıklama çağrısı, tartışmanın yalnızca hakem camiası içinde kalmadığını ortaya koydu. Kulüpler Birliği Vakfı da toplantı yaparak bahis iddiaları nedeniyle Profesyonel Futbol Disiplin Kuruluna sevk edilen yöneticilerin durumunu değerlendirdi.
Alt liglerde bulunan bazı kulüp başkanları ve yöneticilerinin olağanüstü seçim çağrılarına destek verdiği yönündeki bilgiler de federasyon üzerindeki baskıyı artırıyor. Kulüpler ortak bir tutum geliştirirse, yönetimin mevcut kriz karşısında hareket alanı daha da daralabilir.
Federasyonun geçici bir kurul oluşturması ve yeni Merkez Hakem Kurulu için çalışma yürütmesi, tek başına yeterli görünmüyor. Sorunun temelinde yalnızca belirli kişilerin görevden ayrılması değil, sistemin nasıl çalıştığına dair güven eksikliği bulunuyor.
Federasyon Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun, Türk futbolunda yıllardır biriken sorunların tamamının mevcut yönetime yüklenemeyeceğini belirterek istifa etmeyeceğini açıklaması da tartışmayı sona erdirmedi. Toplantı takvimindeki erteleme ve yönetimden beklenen kararların gecikmesi, kamuoyundaki soru işaretlerini büyüttü.
Türk futbolunun ihtiyacı olan şey, yalnızca yeni isimler değil, yeni bir güven düzeni. Atama süreçleri açıkça denetlenmediği sürece bugün gündeme gelen kişiler değişse bile aynı tartışmalar farklı aktörlerle yeniden yaşanabilir.
Norveç maçından sonra gerilim nasıl başladı? Portekiz, UEFA Uluslar Ligi’nde Norveç’i 2-1 yenerken Cristiano Ronaldo…
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yürütülen soruşturmada TFF Riva tesislerindeki VAR odası ve VAR kayıtlarında inceleme yaptırılmadığını…
Soruşturmanın merkezinde neler var? Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun da aralarında bulunduğu 7 kişi,…
Manchester City hakkındaki karar kesin cezaya dönüşmüş değil, ancak İngiltere futbolunda uzun süredir görülmeyen ölçekte…
Türkiye ile Fransa arasında 25 Eylül Cuma günü Kocaeli Stadyumu’nda oynanacak karşılaşmada orta hakem olarak…
Barcelona’nın Racing Santander karşısında aldığı 7-2’lik galibiyet, Joan Garcia’nın devre arasında oyundan çıkmak zorunda kalmasıyla…